27 Mayıs 2016 Cuma

videolar

 




     





:)









1 mayıs işçi bayramı
















yaşasın 1 mayıs

1880'li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.
Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar.
1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu "8 saatlik iş günü" mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadeleyi yükseltti.
ABD'nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırıldı. Aynı kentte, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1.400 işçi işten atıldı. Aynı tarihlerde greve çıkanlara ateş açıldı ve 4 işçi yaşamını yitirdi.
Saldırılar, mücadele ateşini söndürmedi, aksine körükledi. ABD ve Kanada'da sendikalar ve diğer örgütlerin yükselttiği mücadele sonucu 1 Mayıs 1886'da yaklaşık 350 bin işçi greve çıktı. Tarih işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu. Tüm ülkede yaşam durdu. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyordu.
İşçilerin bu top yekün isyanı, işverenlerin tepkisini çekti. Chicago'da greve çıkan 40 bin işçinin eylemini bastırmak için, saldırılar düzenlendi. İşverenler grev kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Sokak çeteleri bir taraftan işçilere saldırıyor, bir taraftan da grev kırıcılığı yapıyordu. Grevci işçilerle sokak çeteleri arasında çıkan kavga sırasında, polisin işçilerin üzerine ateş açması sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi.
Hükümet ve işverenler, işçi eylemini kolay kolay içlerine sindiremiyordu. 1 Mayıs sonrası işten atmalar, baskılar yoğunlaştı. Olaylara neden oldukları gerekçesiyle 8 işçi hakkında idam istemiyle dava açıldı. İşçiler idam cezasına çarptırıldı.
Dört yiğit işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam edildi. Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: "Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım."
İşçi önderlerinin cenaze törenine yüz binlerce insan katıldı.
ABD'de yaşanan bu olaylar uluslararası işçi örgütlerini harekete geçirdi. II. Enternasyonal 1889'da Paris'te düzenlediği kongrede, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi. 1890'dan başlamak üzere 1 Mayıs'ı da, "Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kabul etti.
TÜRKİYE'DE 1 MAYIS'LAR
Anadolu'da 1 Mayıs ilk kez Osmanlı döneminde, 1905 yılında İzmir'de kutlandı. Bunu 1909 Üsküp kutlaması izledi.
İstanbul'da ilk kez 1 Mayıs kutlaması 1910'da yapıldı.1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününün önemi nedir? İşçi bayramı tarihi

1 mayısın tarihçesi

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramıişçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü. Dünya üzerindeki pek çok ülkede, resmî tatil olarak kabul edilmektedir. Türkiye'de ilk kez 1923'te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan'ında,"Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir.
İlk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.
1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Şikago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil'de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece ön yargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı [1].
Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı.
Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 14 Temmuz-21 Temmuz 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal'deFransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi.
Zamanla 8 saatlik işgünü birçok ülkede resmen kabul edildi. 1 Mayıs böylece işçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bir bayram niteliğini kazandı. Günümüzde sosyalist ülkelerde (Çin Halk CumhuriyetiKore Demokratik Halk CumhuriyetiVietnamLaosKübaVenezuelaNepalBolivya) ve daha birçok ülkede tatil günü olan 1 Mayıs'ı işçiler büyük kitle gösterileriyle kutlar; bazı ülkelerde 1 Mayıs siyasal bir eylem biçimini de alır. 


1 Mayıs Neden İşçi Bayramı ? Neden Emek Ve Dayanışma Günü ?

1 Mayıs tarihini merak ediyor musunuz? Hangi olaylar sonucu ilk nerede ortaya çıktı? Ülkemizde ilk ne zaman nerelerde kutlandı? 1 Mayıs özel dosyamızı 5haber.com yazarı Levent Nacar hazırladı

1 Mayıs Neden İşçi Bayramı ? Neden Emek Ve Dayanışma Günü ?
    


Öncelikle dilimizde işçi ve emek kavramlarını açıklamak isterim. TDK’ya göre işçi; başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse, olarak tanımlanır. TDK’ya göre emek; bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü olarak tanımlanmaktadır. İşçi olmadan üretim, isçi olmadan yaşamak düşünülemez. Emek ve ekmek aynı kavramlardır. Haklı hakkını savunmazsa, sadece yasamak için nefes alırsa, birileri aldığın nefese dahi göz diker. İşte bu yüzden Emek Ve Dayanışma günü işçilerin güçlü sesini ve haklarını dile getirebileceği özel bir gündür.
Dünyada 1 Mayıs İşçi Bayramı yani bir diğer adıyla Emek Ve Dayanışma Günü’nün temelleri , 1856 Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçilerinin, çalışma saatlerinin etkin bir mekanizmaya ait olmasına karşı yapılan protestolara dayanmaktadır.
Neden 1 Mayıs ?
Amerikalı işçilerin 8 saatlik iş gününü kabul ettirmek için mücadelesi 1881 yılında başladı ve yarım milyon işçiyi temsilen Örgütlü Meslek Ve Emek Birlikleri Konfederasyonu kuruldu. ABD’nin Chicago kentinde 8 saatlik iş günü için  greve çıkan 1400 işçi işten atıldı ve işverenler işçilerin  mücadele gücünü kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Çetelerle grevciler arasında yaşanan taşkınlıklar sonucunda polisin işçilerin üzerine ateş açmasıyla 4 işçi yaşamını yitirdi. Yani bu demek oluyorki birileri işçilerin haklarını savunmasını istemedi. 1 Mayıs sonrası baskılar ve işten çıkarma gitgide arttı. Olaylara sebebiyet verdikleri gerekçesi ile 8 işçiye İdam istemiyle dava açıldı ve 4 işçi idam cezasına çarptırıldı.”Albert Persons, Adolph Fischer, George Engel,August Spies” ve bu davanın öncüleri olarak tarihe geçtiler.
ABD’de yaşanan olayların sonucu,1889 da Paris’te düzenlenen II.Entarnasyonel kongresi ile Amerikan işçileri desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenlendi. Sendikacıların önerisi ile 1 Mayıs işçilerin bayramı olarak belirlendi.
Türkiye’de 1 Mayıs Ve Geçmişi
1 Mayıs İşçi Bayramı tarihi kaynaklara göre ilk olarak 1911’de Osmanlı Devletin’de kutlandı. I.Dünya Savaşı’nın ve Kurtuluş Savaşları’nın  ardından yaşanan açlık ve kıtlık iş potansiyelini ve işçi verimini hali hazırda zaten minimuma indirmişti buna rağmen İşçi Bayramı 1921’de kutlandı ve Türkiye Sosyalist Fıkrasının çağrısı üzerine İstanbul işçileri mayısın birinci Pazar günü tatil yaptı.
1 Mayıs 1923’te ise ilk kez resmi olarak İşçi Bayramı kutlamaları yapıldı. Ancak 1924’te “kitlesel” 1925’te ise Takrir-i Sükun yasası ile 1935 yılına kadar yasaklandı.
1935 yılında çıkarılan kanun ile 1 Mayıs Bahar Bayramı olarak kabul edildi fakat büyük ölçekli kutlamalar 1977 yılına gelene kadar yapılmadı. 1977 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun tertip ettiği Taksim Meydanı’nda yapılan ve tarihimize “Kanlı 1 Mayıs” olarak gecen kutlamalar Taksim Meydanı’na özel bir anlam yükledi. İşçilerin üzerine açılan ateşle beraber çıkan arbedede 34 işçi yasama veda etti. Anlayacağınız o ki 19. yüzyılın Amerikasında oynanan kirli oyunlar bizim ülkemizde de gün yüzüne çıkıyor ve birileri bu kargaşadan yararlanıyordu.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra 1981’de MGK 1 Mayıs İşçi Bayramını resmi tatiller arasından çıkardı. 2009 yılına kadar “yasak olamasına” rağmen yapılan kutlamalarda, 1996 yılında 3 işçi yasama veda etti. 32 yıl sonra  2009 yılında çıkarılan kanun ile 1 Mayıs yeniden resmi tatil olarak ilan edildi ve 2010 yılında uzun bir aradan sonra Taksim Meydanı’nda en geniş kapsamlı kutlamalar olaysız bir şekilde gerçekleştirildi. Artık herkesin dilinde nereden nereye diye cümleler duyar olmuştuk. İşçi, bayramını, emeğini, geçmişini anlayacağınız kendini bulmuş ve bunu sorunsuz bir bayram havasında en çok istediği Meydan’da kutlamıştı. 2013 yılına kadar Taksim Meydanı’nda yapılan yapılan gösterilere izin verilirken  Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi gerekçesiyle izin verilmedi. 2014 ve 2015 yıllarında ise Yenikapı ve Zeytinburnu’nda bu kutlamalar gerçekleştirildi.
1 Mayıs 2016 tarihinde ise İstanbul’da kutlamalar Bakırköy Halk Pazarında gerçekleşecek. Umarım haklının hakkını savunduğu, emeğin ekmek olduğu şu günlerde İşçi Bayramı, işçinin emeği ve dayanışması ile gerçekleşir. Huzur dolu günlere ihtiyacımız var…